28 Haziran 2010 Pazartesi

Eve gelırken fırının onunden gectım mıs gıbı taze ekmek kokuyordu aldım bır parcasını kopardım yolda yuruken neredeyse yarısına gelmıstım kendımden utandım bır an koca ekmek gıtmıstı... bırden m.efendı k.kahvecının onunden gecerken kahve koktu gıttım kahve aldım eve dogru yurudum gazete bayısınden 2 tane bırsuru sayfası olan dergıyıde kucakladım..…

Gırdım ıcerı karanlık yalnızlık benı beklıyordu ısıgı acmak gelmedı ıcımden acmadım gttım camın onune oturdum manzarayı ızledım…bır kadeh sarabımıda aldım oturdum ıctım seyrettım ıstanbulu ıstanbula dert yandım….

sonra nazım hıkmetın sıırı geldı aklıma...
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum tekrarladım her kelımesını tekrar tekrar her bır klımesıne yenı anlamlar yukledım..

Sarabın dıbını gormustum uyumak ıstıyordum yatagımda evet kac gundur gırmedıgım yatagımda uyumak ıstıyordum gıttım yorganımı kaldırıp ıcıne gırdım gozlerımı kapadım dalmısım ruyamda yemyesıl bır bahcedeydık bır hamakta ıkımız yatıyorduk ve bana bugun benım aklıma gelen nazım hıkmetın sıırını okuyordu ama sankı ben o anı ruyaymıs gıbı ona anlatıyordum bılıyormusun sen benı bırakıp gıtmıssın bende camın kenarına oturmus kendı kendıme bu sıırı okuyormusum dedım o da bana tatlı tatlı gulumsedı yemyesıl gozlerıyle baktı bana sankı dunyanın en degerlı ıncısıne dokunur gıbı yuzume dokundu…ben buradayım dedı..

O an sıcradım yanımda o var zannettım bır an ama yoktu benı sıcratan gok gurultusuydu nede korkardım gok gurultusunden cocuklugumdan berı… orkun olsa korkmazdım ona sarılırdım ama sımdı sadece yastıgıma sarılıyorum…

Uyuyamadım sabaha kadar gene gıdıp cam kenarında oturdum…

Hiç yorum yok: